Yapay Zeka ve Gençlik
Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hatice Kumcağız, son araştırmaların gençlerin yapay zekaya yönelimindeki dikkat çekici tabloyu ortaya koyduğunu belirtti. Araştırmalara göre her 5 gençten 1'i yaşadığı problemleri yapay zekaya anlattığından bahsetti.
Bu durumun gençlerin anlaşılma ve güvenli bir alan bulma arayışının sonucu olduğunu ifade eden Kumcağız, yapay zekanın yargılamayan ve her an ulaşılabilen bir iletişim alanı sunduğunu vurguladı. Gençlerin çoğu zaman çevrelerinden eleştiri alma veya yanlış anlaşılma endişesi taşıdığını dile getiren Kumcağız, yapay zekanın günün her saatinde erişilebilir olmasının gençler açısından cazip hale geldiğini kaydetti.

Yargılanma Korkusu ve Yapay Zeka
Gençlerin yapay zekaya yönelmesinin ardında yargılanma korkusunun da önemli bir rol oynadığını belirten Kumcağız, birçok gencin duygularını teknolojiyle paylaşmayı tercih ettiğini kaydetti. Yapay zekayla yapılan sohbetlerin kısa süreli rahatlama sağlayabileceğini vurgulayan Kumcağız, bunun gerçek insan ilişkilerinin yerini tutamayacağını söyledi.
İnsanların hem ilişkilerden zarar görebileceği hem de ilişkiler sayesinde iyileşebileceğini belirten Kumcağız, yalnızca dijital ortamda destek aramanın sosyal izolasyonu artırabileceği uyarısında bulundu. Yapay zekanın empatiyi başarılı şekilde taklit edebildiğini ancak profesyonel psikolojik desteğin alternatifi olmadığını ifade eden Kumcağız, gerçek terapinin zaman zaman kişinin çelişkileriyle yüzleşmesini gerektirdiğini söyledi.

Sosyal İlişkilerde Zorluk
Sürekli pürüzsüz ve çatışmasız iletişime alışan gençlerin gerçek hayattaki ilişkilerde yaşanan anlaşmazlıklarda daha fazla zorlanabileceğini belirten Kumcağız, bunun sosyal çekilme ve yalnızlaşma riskini artırabileceğini söyledi. Derin ve sağlıklı bağlar kurabilmek için yüz yüze iletişimin önemine dikkat çeken Kumcağız, teknolojinin insan ilişkilerinin yerine geçmemesi gerektiğini vurguladı.
Ebeveynlere ve Öğretmenlere Çağrı
Prof. Dr. Hatice Kumcağız, çocukların yapay zekaya yönelmesini yasaklarla engellemeye çalışmanın doğru bir yaklaşım olmadığını ifade etti. Ailelerin ve eğitimcilerin öncelikle gençlerin neden bu tür dijital alanlara ihtiyaç duyduğunu anlamaya çalışması gerektiğini belirten Kumcağız, yargılayıcı olmayan, sabırlı ve anlayışlı iletişimin önemine dikkat çekti.
Yorumlar (0)